19 Tem 2015
Seda Bakan kimdir?
Seda Bakan, 10 Ekim 1985 tarihinde Kocaeli, Gebze’de doğmuştur. Anne tarafı Selanik’li, baba tarafı Saraybosna’lı’dır. Bir de ağabeyi vardır. Sakarya Üniversitesi Dış Ticaret Bölümünden mezun oldu. Türker İnanoğlu sinema televizyon alanında eğitim vermek ve sektörde hazır yetişmiş personel açığını kapatmak için Kavacık’ta kurduğu TÜRVAK Sinema – TV Eğitim Merkezinde eğitim aldı. Seda Bakan, çeşitli dizilerde rol aldı. Özellikle de “Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi” dizisindeki Eda rolüyle tanındı. 2010 yılında Star TV’de yayınlanmaya başlayan senaryosunu Emrah Serbes‘in yazdığı, yönetmenliğini Serdar Akar ve Mustafa Altıoklar‘ın yaptığı “Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi” adlı dizide Erdal Beşikçioğlu, Nejat İşler, Ege Aydan, Sezin Akbaşoğulları gibi oyuncularla birlikte oynamıştır. Seda Bakan, 2014 yılında STAR TV‘de yayınlanan, başrollerinde Ahmet Kural ve Murat Cemcir‘in rol aldığı “Kardeş Payı” adlı dizide oynadı. Seda Bakan, 2014’ün Ocak ayında nişanlandığı müzisyen Ali Erel ile 2014 yılının Ekim ayında evleneceğini açıklamıştı ancak nikâhın 1,5 ay erken yapılacağını söyledi.
Kaynak:Biyografi.net.tr
Tim Burton kimdir?
Timothy William Burton, 1958 doğumlu, Amerikalı yönetmen, yazar ve kendine özgü stilin yaratıcısı. Özellikle stop-motion (fotograf karelerinin ardarda gösterilmesi) tekniğiyle çektiği animasyon filmlerindeki, insansı özelliklerini yitirmemiş, abartı karakterleriyle tanınan ünlü yönetmenin bazı filmleri ; “Beetlejuice” (1988) , “Edward Scissorhands” (1990) ve “Nightmare Before Christmas“(1993). Tim Burton, 25 Ağustos 1958 yılında, Bill Burton ve Jean Erickson‘ın ilk oğulları olarak dünyaya geldi. Hayal gücünün genişliği çocukluğuna kadar dayanan Burton, ev ve okul yaşantısını güç bulduğundan, günlük hayatın gerçekliğinden, korku filmleri ve düşük bütçeli filmler izleyerek kaçtı. Düşük bütçeli korku filmlerindeki rolleriyle meşhur,Vincent Price ismi, Burton’ın ilerideki kariyerine oldukça etki edecek olan önemli bir sinema figürüydü. Lise yıllarında California Institute of the Arts‘a girmek üzere bir Disney bursu kazandı. 3 yıl süreyle animasyon eğitimi aldıktan sonra, animatör çırağı olarak Walt Disney Stüdyolarına girmeyi başardı. Projesinde çalıştığı ilk film bir Ralph Bakshi uyarlaması olan “The Lord of the Rings” idi ancak yapımda adı geçmedi. Sonrasında, o zamanlarda çok da istemediği bir yönde; “The Fox and the Hound” için çizimler yaptı. Film karakterlerinin genel sevimli yapısının dışında olması nedeniyle Burton’ın çizimleri Disney tarafından reddedildi. Tim Burton, Disney’de bulunduğu günlerde pek mutlu değildi ancak ileride ünlü olacak “Nightmare Before Chrismas”‘ın temelini oluşturan şiir ve ilüstrasyonlarını burada olduğu dönemde yaptı. 1982 yılında, Burton, ilk 6 dakikalık stop-motion filmini, kendisini Vincent Price olarak hayal eden küçük bir çocuk hakkında yaptı. Bunu Barret Oliver, Daniel Stern ve Shelley Duvall‘ın rol aldığı “Frankenweenie“(1984) adlı kısa film takip etti. Siyah-beyaz çekilen ve James Whale‘in “Frankenstein“ından ilham alınarak yapılan bu film, bir araba kazasında öldükten sonra onu yeniden canlandıran bir çocuk hakkındaydı. Festivallerde övgü kazanmasına rağmen, Disney bu filmi, çocuklar için fazlasıyla korkutucu bularak, rafa kaldırdı. Ancak 1992 yılında video olarak gösterime sunuldu. Filmlerinin henüz geniş bir kitleye gösterime sunulmamasına rağmen, Burton, film endüstrisinin dikkatini çekmeyi başardı. Aktör ve yapımcı Griffin Dunne, Burton’a, “After Hours” adlı komedi filmini çekmesi için yaklaştığında; “The Last Temptation of the Christ“‘ın çekimlerinde maddi sıkıntı yaşayan Martin Scorsese‘in bu filme ilgi göstermesi nedeniyle, Burton kendi isteğiyle projeden çekilmeye karar verdi. Ünlü yönetmen, çok geçmeden, 7 milyon dolarlık bir bütçeyle “Pee-Wee’s Big Adventure” (1985) adlı filmi çekti ve 40 milyon doların üzerinde bir hasılat yaptı. Oingo Boingo adlı müzik grubunun hayranlarından biri olan Burton, bu grubun şarkı sözü yazarı ve vokalisti olan Danny Elfman‘a bu filmin müziklerini yapmayı teklif etti. O zamandan beri, “Ed Wood“(1994) dışındaki tüm Burton filmlerinde birlikte çalıştılar. “Alfred Hitchcock Presents” ve Shelley Duvall’ın “Faerie Tale Theatre” gibi televizyon dizilerini yönettikten sonra, Burton, sıradaki büyük projeyi kabul etti. Evleri garip bir aile tarafından istila edilen, ölümden sonra yaşamla başa çıkmaya çalışan genç bir çiftin anlatıldığı olağandışı komedi, “Beetlejuice” adlı filmi 1988 yılında çekti. Alec Baldwin, Geena Davis ve Micheal Keaton‘ın başrollerini paylaştığı bu film, 80 milyon doların üzerinde hasılat yaptı ve en iyi makyaj dalında Oscar‘ı aldı. Tim Burton’ın düşük bütçelerle, büyük filmler yaratabiliyor olması, yapımcıları etkiledi ve ilk büyük bütçeli film projesi batman’i 1989‘da kabul etti. Londra tabanlı bu mega-bütçeli yapım, başta oyuncu seçimleri olmak üzere yapımcılarla bir çok problem yaşanarak çekildi. Burton, ortalama fiziki görünümüne, aksiyon filmlerindeki deneyimsizliğine ve komedi filmlerindeki ününe bakmaksızın, önceki filminden Michael Keaton’ı Batman rolü için uygun görürken, bu seçim büyük tartışmalara yol açtı. Sonunda; suçluları korkutmak için iri bir yarasa kostümü giyen adamın, gerçekte yapılı olmasının saçma olduğunu savunan Tim Burton kazandı. Batman hayranlarından tepki göreceğine inanılmasına rağmen, sonuç muhteşemdi. “Joker” karakteri için Jack Nicholson‘ı seçmesi de ayrıca, normalde bir süper kahraman filmine ilgi göstermeyecek yetişkin kesimin de etkilenmesini sağladı. 1989’da film gösterime girdiğinde o zamana dek yapılmış en iyi pazarlama ve satış kampanyasıyla birlikte Batman, Amerika‘da 250 milyon dolar ve dünya çapında 400 milyon doların üstünde hasılat yaptı. Çetin görünümü ve psikolojik derinliğiyle Batman filmi, geleceğin süper-kahraman filmlerine de Superman tarzının ötesinde bir yol açtı. 1989 yılında Alman sanatçı, Lena Gieseke ile evlenen Tim Burton, “Batman Returns”ün çekimlerinden kısa bir süre sonra boşandı. 1990 yılında, Burton, Johnny Depp ile işbirliğinin başladığı; Caroline Thompson ile beraber yazdığı senaryoyu,”Edward Scissorhands”‘i yönetti. Jonny Depp,Edward rolünde, yaşlı bir mucitin ölümüyle yarım kalan, insan görünümüne rağmen, mucitinin ani ölümüyle elleri makas olarak kalmış bir genci canlandırdı. Florida’da çekilen filmin bönliyö seti, Burton’ın çocukluğunu geçirdiği, Burbank’a benzetilerek, Edward’ın bir bakıma Tim olduğu iddia edildi. Sonrasında, Burton, ilk Batman başarısının ardından, tüm kontrolün kendisinde olması koşuluyla, Warner Bros ile “Batman Returns“(1992) için anlaştı. Batman rolü yine Keaton’a verildi ancak bu defa karşısındaki düşmanlar, Danny De Vito(Penguin), Michelle Pfeiffer(Catwoman) ve Christopher Walken idi. Çocuklar için fazla korkutucu bulunan filmde, izleyiciler dahi seksilik unsurunun fazlalığından rahatsız olup, kedi-kadının kostümünün fetiş bir yaklaşımla dizayn edildiğini düşündüler. Eleştirmenlerden bazıları, Batman’i gereğinden fazla düşmanın bulandırdığını iddia ederken, film, gişede de beklenenin altında iş yaptı. 160 milyon dolar hasılat, başarısızlık sayılmazdı ancak Burton, bu filmle beraber Batman serisine kendi adına son verdi. Sonradan, yapımcılığını üstlendiği “Batman Forever“(1995) içinse, ” kafan güzelken yaptırdığın dövme gibi ” dedi. 1993 yılında, yazarlığını ve yapımcılığını üstlendiği ancak zamanlama problemi nedeniyle yönetmenliğini kendisinin yapamadığı “The Nightmare Before Chrismas”‘ı çekti. Yönetmen koltuğunda Henry Selick‘in oturduğu film, Michael McDowell ve Caroline Thompson tarafından, Burton’ın orjinal hikayesine, dünyasına ve karakterlerine bağlı kalarak yeniden kaleme alındı. Bir sonraki filmi, “Ed Wood”(1994), yayınlandığı dönemdeki tanıtım başarısızlığına rağmen, eleştirmenler tarafından iyi karşılandı ve Ed Wood Jr. filmlerine halkın ilgisini yeniden canlandırarak gözle görülür bir hayran kitlesi oluşturdu. “The Nightmare Before Christmas” yapımı sırasında harcadığı üstün yaratıcı çaba nedeniyle Danny Elfman “Ed Wood” projesini reddedince, görev “Howard Shore“‘a verildi. Elfman ve Burton, “Mars Attacks!” için 1996 yılında tekrar biraraya geldiler. Bu film, 1950’lerin bilim kurgu filmlerine göndermeler yaparken, “Independence Day” gibi ünlü bilim-kurguları hicvetti. Jack Nicholson, Pierce Brosnan, Michael J. Fox, Sarah Jessica Parker ve Rod Steiger gibi bir kadroya sahip olmasına rağmen, eleştirmenlerce acımasızca eleştirildi ve yerli seyirci tarafından ilgi görmedi. Ancak yurtdışında oldukça beğenilen bu film, sonrasında televizyondaki gösterimlerinde ve DVD satışlarında istenilen ilgiyi toplamayı başardı. 1999 sonbaharında “Sleepy Hollow” güçlü kadrosuyla Burton’ın elinden vizyona girdi. Johnny Depp, Michael Gough, Jeffrey Jones, Christopher Walken ve Christina Ricci‘nin bir araya geldiği film, genelde eleştirmenlerden olumlu yanıt aldı ve Elfman’ın da yardımıyla yaratılan Gothic atmosfer sayesinde Best Art Direction dalında Oscar’ı aldı. Gişe başarısına da sahip bu film Burton için de bir dönüm noktası oldu. Özel hayatındaki değişikliklerle beraber, Burton, bir sonraki proje için stilini de değiştirerek “Planet of the Apes“‘i (2001) çekti. Açılış haftasında yaptığı 68 milyon dolarlık hasılatla Planet of the Apes tanıtım başarısı olsa da, eleştirmenler tarafından acımasızca eleştirilmekten kurtulamayarak, orjinalinin çok altında gözüyle bakıldı. Film, Burton’ın stilinden öyle uzaktı ki, filmin gerçekten Burton’ın mı yoksa ünlü yönetmenin sadece istenileni yapan “kiralık bir silah” mı olduğu yönünde tartışmalara yol açtı. Burton filmin çekimleri sırasında stüdyo ile ciddi anlaşmazlıklar yaşadı ve hatta bu anlaşmazlıklar, bir gün seti terk etmesine kadar vardı. Burton film kariyerine üçü de “Best Animated Feature Film” dalında Oscar’a aday gösterilen; “Big Fish“(2003), “Charlie and the Chocolate Factory(2005) ve Corpse Bride(2005) ile devam etti. Film yapımlarına ek olarak “The Melancholy Death of Oyster Boy and Other Stories” adında, hayatın dışındaki karakterlerden oluşan bir de kitap yazdı. 1992’den 2001’e kadar Lisa Marie adlı manken ve oyuncuyla nişanlı kalan Burton, 2001 yılından beri oyuncu Helena Bonham Carter ile birlikte Londra’da yaşıyor. 2003 Kasım ayında dünyaya gelen, Billy-Ray Burton adında bir oğulları var.
Kaynak:Biyografi.net.tr
Jennifer Morrison Kimdir?
Jennifer Morrison, 1979 doğumlu Amerikalı oyuncu. Henüz 15 yaşında "Intersection" (Kesişme) adlı filmde Richard Gere ve Sharon Stone gibi oyuncuların yanında beyazperdeye ayak basan Morrison, birçok önemli yapımda ve televizyon dizisinde rol aldı. Şu anda ilk kadrolu oyuncusu olduğu televizyon dizisi olan "house"da Dr. Allison Cameron karakterini başarıyla canlandırıyor.
Jennifer Morrison, 12 Nisan 1979’da Chicago, Amerika’da dünyaya geldi. Bir öğretmen olan David Morrison ve Judy Morrison’ın 3 çocuğunun en büyüğüydü. Prospect Lisesi’nden 1997’de mezun oldu, burada okul bandosunda klarnet çalıyor, koroda şarkı söylüyordu ve aynı zamanda da bir amigo kızdı. Liseyi bitirdikten sonra Loyola Üniversitesi’nde tiyatro bölümünde okudu. Aynı zamanda da Steppenwolf Tiyatrosu’nda çalışıyor, oyunculuk dersleri alıyordu. Üniversiteyi bitirdikten sonra kariyerini sinema ve televizyonda sürdürebilmek için Los Angeles’a taşınma kararı aldı.
Morrison, kariyerine çocukluk yıllarında bir model olarak başladı. JCPenney, Montgomery Ward, Mondos ve Rice Krispies gibi markaların reklamlarında boy gösterdi. 10 yaşındayken Sports Illustrated dergisinin çocuk sayısının kapağında Michael Jordon’la birlikte poz verdi.
Film kariyerinin başlangıcı ise 15 yaşındayken gerçekleşti; "Intersection" (1994) adlı filmde Richard Gere ve Sharon Stone’un kızını canlandırdı. Daha sonra "Miracle on 34th Street" (1994) filminde ve Kevin Bacon’la birlikte "Stir of Echoes"da (1999) rol aldı. İlk başrolünü 2000 yılında aldı; "Urban Legends: Final Cut". Daha sonra "The Zeroes" (2001), "Big Shot: Confessions of a Campus Bookie" (2002), "Nantucket" (2002), "Girl Fever" (2002) ve "Design" (2003) geldi. Bu yapımlar dışında Adam Brody’yle "Grind"de (2003), Ben Affleck’le "Surviving Christmas"ta (2004), Brad Pitt ve Angelina Jolie ile "Mr. and Mrs. Smith"te (2005) rol aldı. Oynadığı en son film ise 2006 yapımı "Flourish".
Morrison, sinema filmleri dışında televizyon dizilerinde de rol aldı. Bunlar; "the-chronicle", "Touched by an Angel", "Dawson’s Creek", "Any Day Now" ve "The Random Years" idi. Ancak bu yapımların hiçbiri uzun süreli roller değildi, oyuncu bu dizilerin sadece bir, en fazla 2 bölümünde rol almıştı.
Morrison’ın kadrosunda olduğu ilk televizyon dizisi, 2004 yılında yayına başlayan "House" oldu. Bu yapımda Dr. Allison Cameron karakterini canlandıran oyuncunun başarı grafiği, dizinin tüm dünyaya yayılan ünüyle birlikte artmaya başladı.
Morrison aynı zamanda Nick Lachey’nin "Shut Up", The Donnas grubunun "Too Bad About Your Girl" ve Jack’s Mannequin’in "Dark Blue" adlı parçalarının video kliplerinde oynadı.
Amerika’da 2006’da gösterime giren ve Morrison’ın rol aldığı en son film olan "Flourish"in yapımcısı da kendisi. Bu bağımsız filmde "House"daki rol arkadaşı Jesse Spencer’la birlikte rol alıyor. Şu anda kız kardeşi Julie ile Los Angeles’ta yaşıyor. Oyuncunun, rol arkadaşı Jesse Spencer ile birlikte olduğu söylense de ikili bunu ne doğruluyor ne de yalanlıyor. 1.66 metre boyunda. Ashlee Simpson ile yakın arkadaş.
Kaynak:Biyografi.info
Serenay Aktaş Kimdir?
Serenay Aktaş, 1 Ekim 1993 tarihinde İstanbul, Bakırköy’de doğmuştur. Babası sinema makinisti, annesi ise aşçıdır. Bir abisi vardır. Henüz okuldayken tiyatro ile ilgili çalışmalarda yer aldı. Çocukken deli gibi futbolcu olmayı ve yurt dışına transfer olup ciddi anlamda bir kariyer yapmayı istiyordu. İlk başlarda babası çok karşı çıktı. Sokak aralarında mahalle maçları yapardı. Babası her seferinde onu‘’bir daha oynarsan ayaklarını kırarım’’ diye azarlayarak eve götürürdü. Daha sonraları profesyonel olarak futbolla ilgilendiğinde ise baktı ki yapacak bir şey yok, elinden tutup ona kulüp buldu. 15 yaşında Zeytinburnuspor'da kadın futbol takımında lisanslı olarak İki sezon görev alan yetenekli bir futbolcu, daha sonra İki sezon Fatih Vatan Lisesi'nde futbol oynadıktan sonra en son olarak bir sezon 1207 Antalyaspor'da kadın futbol takımında görev yaptı. 21 Ocak 2015 tarihinde 3. Lig'de yer alan Beşiktaş'a transfer oldu. Bir ajans sahibi Facebook’tan fotoğraflarıı görmüş. Futbol oynaması ve fiziği dikkatini çekmiş. Serenay Aktaş ile iletişime geçti. İlk olarak ‘Kanıt’ dizisinde oynadı. Bunu ‘Umut Yolcuları’, ‘Türk Malı’, ‘Âlemin Kralı’, ‘Yahşi Cazibe’, ‘Kalbim Seni Seçti’ takip etti. Aynı zamanda reklamlarda da rol aldı. The Actors Studio’dan Al Pacino’nun oyuncu koçu Tom Brangle’ın kamera önü oyunculuğu üzerine düzenlediği, üç gün süren work shop’a katıldı. Televizyon ekranlarında oynayan başrollerinde Halit Ergenç, Meryem Uzerli, Vahide Gördüm ve Mehmet Günsür gibi isimlerin yer aldığı başarılı dizi “Muhteşem Yüzyıl” dizisinde "Ayşe Hatun" karakterini canlandırmıştır. 2014 yılının ocak ayında gösterime giren “Çılgın Dersane 3” sinema filminde Duygu Çetinkaya, Paşhan Yılmazel, Boğaç Aksoy, ve Okan Karacan ile başrolü paylaştı. Sibel Tüzün’ün konuk oyuncu olduğu filmin yapımcısı Faruk Aksoy’dur. Serenay Aktaş, 2014 yılında yapılacak olan Survivor yarışmasına Acun Ilıcalı'nın teklifine evet dedi. 2014 yılında Survivor yarışmasında Ünlüler takımında; Oyuncu Tolga Karel, Futbolcu Ahmet Dursun, Voleybolcu Duygu Bal, Atlet Merve Aydın, Oyuncu İsmail Baki Tuncer,oyuncu Eda Özerkan, Şarkıcı Gökhan Keser, Futbolcu Serenay Aktaş var. Gönüllüler takımında ise; Model Samanta Mendes, model ve oyuncu Akın Saatçi, Müge Üzel, Sahra Işık ve Berna Canbeldek, Turabi Çamkıran, Yiğit Dikmen, Ekrem Toraman, Ertunga Gemuhluoğlu ve Mert Palavaroğlu var. 22 Şubat 2015 tarihinde TV8 ekranlarında başlayacak olan “Survivor All Star” yarışmasına; Turabi Çamkıran, Hilmi Cem İntepe, Merve Oflaz ve Pascal Nouma, Hasan Yalnızoğlu, Anıl Tetik, Nadya Zagli, Ece Begüm Yücetan, Doğukan Manço, Bozok Gören, Özlem Çalın, Duygu Çetinkaya, Taner Özdeş, Almeda Abazi, Serenay Aktaş, Berna Canbeldek, Seda Aktuğlu, Hakan Hatipoğlu, Merve Aydın, Sahra Işık, Fulya Keskin katılacak. 14 Şubat 2015 tarihinde Nihat Doğan, Özgecan Aslan cinayeti ile ilgili yazdığı tepki çeken tweet’i nedeniyle “Survivor All Star” kadrosundan çıkarıldı yerine eski futbolcu Ahmet Dursun katıldı. İlk olarak Turabi finale çıkmayı garantilemişti. 1 Temmuz 2015 tarihinde TV 8'de yayınlanan Survivor All Star yarışmasından sonra yapılan SMS oylamasında Merve Aydın finale kalan ikinci isim oldu.
Kaynak:Biyografi.info
Charlize Theron Kimdir?
Charlize Theron 7 Ağustos 1975 tarihinde Güney Afrika'nın Benoni kentinde doğmuştur. Babası bir Fransız annesi ise bir Almandır. Ebeveynleri bir yol yapım inşa şirketi işletiyorlardı. Kendisi henüz 15 yaşındayken evde çıkan bir münakaşa sonucu annesinin babasını vurduğuna şahit oldu. Bu hadise neticesinde babasını kaybetti. Annesi nefsi müdafaa yaptığı için suçsuz bulundu ve herhangi bir cezaya çarptırılmadı. 16 yaşındayken modellik hayatına adım attı. Modelliğe bir süre devam ettikten sonra dizinden bir problem yaşadı ve uzun süredir devam ettiği balerinliği profesyonel olamadan bırakmak zorunda kaldı.
Bir gün bir iş için gittiği bankada görevli ile hararetli bir münakaşaya girdi, o esnada olaya şahit olan John Crosby’nin dikkatini çekti. Theron’a kartını veren Crosby kendisini oyunculuk için aramasını istedi. Bu olay sonrası Theron oyunculuğa ilk adımını atmış oldu. İrili ufaklı birçok filmde rol alan Theron 1997’de Al Pacino, Keanu Reeves gibi ünlü isimlerle başrolünü paylaştığı Şeytanın Avukatı filmi ile Hollywoord’da adından iyice söz ettirmeye başlamış oldu. Birçok defa dünyada en güzel kadın olma unvanına layık görülen Theron, 2003 yılında Amerika’da adından lezbiyen seri katil olarak söz ettiren Aileen Wuornos isimli hayat kadının gerçek hikâyesinin anlatıldığı Cani (Monster) filmi ile izleyicisinin karşısına çok değişik bir rolle çıktı. Dünyanın ilk kadın seri katili olarak bilinen Aileen Wuornos’u canlandırdığı film ile 2003’de Oscar ödüllerinde En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü. 2001’den 2010 yılına kadar İrlandalı oyuncu Stuart Townsend ile birliktelik yaşayan Theron, en son olarak 2012 yılının Mart ayında Jackson isminde bir çocuğu evlat edinmişti. 2014 Şubat ayı itibariyle ünlü aktör Sean Penn ile birliktedir. Oscar’lı oyuncu 2008 yılının sonlarına doğru Birleşmiş Milletlerin barış elçisi oldu. Özellikle Birleşmiş Milletlerin AIDS ile mücadele programı (UNAIDS) kapsamında birçok etkinliğe katılan güzel oyuncu, bu kapsam çok çalışıyor.
Bir gün bir iş için gittiği bankada görevli ile hararetli bir münakaşaya girdi, o esnada olaya şahit olan John Crosby’nin dikkatini çekti. Theron’a kartını veren Crosby kendisini oyunculuk için aramasını istedi. Bu olay sonrası Theron oyunculuğa ilk adımını atmış oldu. İrili ufaklı birçok filmde rol alan Theron 1997’de Al Pacino, Keanu Reeves gibi ünlü isimlerle başrolünü paylaştığı Şeytanın Avukatı filmi ile Hollywoord’da adından iyice söz ettirmeye başlamış oldu. Birçok defa dünyada en güzel kadın olma unvanına layık görülen Theron, 2003 yılında Amerika’da adından lezbiyen seri katil olarak söz ettiren Aileen Wuornos isimli hayat kadının gerçek hikâyesinin anlatıldığı Cani (Monster) filmi ile izleyicisinin karşısına çok değişik bir rolle çıktı. Dünyanın ilk kadın seri katili olarak bilinen Aileen Wuornos’u canlandırdığı film ile 2003’de Oscar ödüllerinde En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü. 2001’den 2010 yılına kadar İrlandalı oyuncu Stuart Townsend ile birliktelik yaşayan Theron, en son olarak 2012 yılının Mart ayında Jackson isminde bir çocuğu evlat edinmişti. 2014 Şubat ayı itibariyle ünlü aktör Sean Penn ile birliktedir. Oscar’lı oyuncu 2008 yılının sonlarına doğru Birleşmiş Milletlerin barış elçisi oldu. Özellikle Birleşmiş Milletlerin AIDS ile mücadele programı (UNAIDS) kapsamında birçok etkinliğe katılan güzel oyuncu, bu kapsam çok çalışıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)